Hamdullah Balcı Türkiye’de bir ilk olan İNSERKO’yu anlattı

Türkiye’de bir olacak olan ve inşaat malzemesi tedarikçilerini bir çatı altında toplaması hedeflenen İNSERKO projesinin girişimcilerinden olan Güven İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Genel Müdürü ve İstanbul İnşaat Malzemeleri ve Seramikçiler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hamdullah Balcı projemlak.com’a konuştu.
hamdullah-balci-turkiye-de-bir-ilk-olan-inserko-yu-anlatti

Güven İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Genel Müdürü ve İstanbul İnşaat Malzemeleri ve Seramikçiler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hamdullah Balcı projemlak.com’a önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir ilk olacak olan ve tüm inşaat malzemecilerini bir çatı altında toplamayı amaçlayan İNSERKO projenin girişimcileri arasında yer alan Balcı, bu proje tamamlandığında inşaat malzemeleri sektörünün yeni bir döneme gireceğini vurguladı.

Son dönemdeki yapılan konut projelerinin yüksek fiyatlara satıldığını belirten Balcı bu durumu sürdürülebilir olarak görmüyor. Türkiye’de yeni yapılaşmanın daha çok Anadolu’ya kaydırılması gerektiğinin altını çizen Balcı, yeni binaların birçoğunun ise yönetmeliklere uygun olarak yapıldığını ve olası bir depreme karşı gerekli güvenlik şartlarını taşıdığını ifade etti.

İşte Hamdullah Balcı’nın projemlak.com’a özel olarak yaptığı o açıklamalar…

Öncelikle Güven İnşaat ve İnşaat Malzemeleri şirketi ile sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1963 yılında Rize’de doğdum. Eğitimimi Rize’de tamamladım. İstanbul’da öncelikle bakkal işletmeciliği yaptım uzun yıllar bu sektörde yer aldım. 1990’da Doğuş İnşaat adlı bir şirketle inşaat piyasasına giriş yaptık. 1997 yılında ise Güven İnşaat Malzemeleri’ni kurduk. Daha sonra 2006 yılında Güven İnşaat ile Doğuş İnşaat ortaklıklarını bitirdi. Bizler Güven İnşaat Malzemeleri olarak yolumuza devem ediyoruz. Yani 27 yıldır bu sektörde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

İnşaat malzemesi satışı yapan şirketleri bir çatı altında toplayacak olan İNSERKO projesi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Bu projeyle ilgili büyük adımlar atıldı. Hadımköy’de şuan arsa alımlarız var. Raylı sistem ve üçüncü havaalanı güzergâhında olan bir yer. Bundan 5 yıl önde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kağıthane Belediyesi bütün inşaat malzemecilerini şehir içinden taşımak istedi. O kapsamda biz belediyeden yer istedik ama olumlu cevap gelmedi. Yeri kendimizin bulması konusunda telkinler aldık. Daha sonra ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi 270 bin metre kare alanın inşaat malzemecilerinin bir araya getirilebileceği bir yer olarak bize gösterdi. Bizler de 2010’da İstanbul İnşaat Malzemeleri ve Seramikçiler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi adı altında örgütlendik. Son bir buçuk yıldır faal olarak çalışıyoruz. 35 bin metrekare yer aldık. Şuan üye sayımız 22. Ama üye sayımızı 70 ile 140 arasında oluşturmayı hedefliyoruz. Son arsa alımlarımızdan sonra daha çok destek ve talep gelmeye başladı. Ödemelerimizi peşin olarak yaptık. Örneğin bir MASKO gibi bir alan oluşturmak istiyoruz. TOKİ’yle bu alanda çalışmalarımız var, istişare ediyoruz. Ticaret odasıyla da istişare halindeyiz. 70 bin metrekare alanımız olunca projeyi TOKİ’ye sunacağız. Yapılacak çalışmalar bitince de TOKİ bize geri teslim edecek.

blog1-1

TÜRKİYE’DE BİR İLK OLACAK

Bu yapı projesinin bir örneği Meksika’da var. Bu projeyi gezdiğimizde çok beğendik. Sonra buradaki arkadaşlarla fikir alışverişinde bulunduk ve Türkiye’de de bu uygulama için adım atmaya karar verdik. Ancak dünyada olduğunun tersine Türkiye’de kurumsallaşma henüz maalesef istenilen seviyede değil. Biz bu anlayışı yerleştirmeye çalışıyoruz. Bu konuda en büyük desteği belediye ve devletten bekliyoruz. Bu tarz bir yapılaşmanın İstanbul’da iki yakada da olması gerekiyor.

Ayrıca bu projemizin içinde inşaat malzemeleriyle ilgili çıraklık yetiştirme amacı olan bir okul projemiz var. Mesleki eğitim verecek olan bu projede sektördeki yetişmiş insan eksikliğini gidermek istiyoruz.

Son dönemde dolarda yaşanan yükseliş sizi nasıl etkiledi? Bu artışı ürün fiyatlarınıza yansıtmak durumunda kaldınız mı?

Doların seyri ister istemez ürün fiyatlarını etkiliyor. Malzemeler yurt dışından geliyor. Doların çıkışı ve inişi daha çok yurt dışından Türkiye’ye yapılan baskıların sebebidir. İnsanlar önünü görmek için referandumu bekliyordu. Ama artık görünen o ki 2 yıl boyunca bir başka seçim olmayacak. Bu durum da piyasanın daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

Doların çıkışında Avrupa’nın baskıları etkili oluyor. Benim tahminim dolar 3,40 seviyesinde durulacaktır. Daha önceki hükümetlere göre bakarsak daha iyi bir konumdayız. Eskide piyasalar daha hassastı. Şimdi Türkiye ekonomisi daha sağlıklı.

“ŞEHİR MERKEZİ DIŞINDAKİ FİYATLAR ÇOK YÜKSEK”

Şuan ki konut fiyatlarını yüksek buluyor musunuz? Konut fiyatları etkileyen en önemli faktör nedir?

İnşaat sektöründe yüksek fiyatlar mevcut şuan aslında. Satılacak düşüncesiyle binalar projeler yapıldı. Bunlar şehir merkezlerini de etkiliyor. Son zamanlarda şehir merkezindeki fiyatlar daha da yükseldi. Toprak sahipleri yüzde 70 oranına varan paylar istiyor. Vatandaş da bunu görünce “Bu kadar yüksek fiyat olur mu?” diyor. Ama toprak sahiplerinin yüksek oran istemesi fiyatları artırıyor.Normalde bir konutun metrekare fiyatı 1.100 ile 1.500 lira olmalıdır. Ancak toprak sahipleri yüzde 70’e varan oranlarda pay isteyince maliyetler üç katına kadar çıkabiliyor. Bu nedenle de 100 metrekare bir evin fiyatı 400 bine çıkıyor. İnşaat şirketi kendi kar ve emeği de üzerine koyunca ortaya çıkan yüksek fiyatlar aslında normal kabul edilebilir.

Ama şehir dışında toprak ve arsa maliyeti düşük olan konut projelerindeki fiyatlar da çok yüksek konumda. Benim düşüncem bu doğru bir uygulama değil. Şehri güzelleştirmek için bu projeler gerekli ama sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. İstanbul sonuçta bir dünya merkezi. Ancak bu rakamlar orta gelirli bir Türk ailesi için çok yüksek bir konumdadır. Bu yüksek konut fiyatlarının ileride düşeceğini düşünüyorum. 240 ay vadeli konut kampanyalarını da gerçekçi bulmuyorum. Uzun bir süre ve her hangi bir ödeyememe durumunda ise haciz işlemi uygulanıyor. Yani insanlar bankalara mahkum ediliyor. Ayrıca özellikle İstanbul’da ihtiyaçtan fazla olan yapılaşma ilerisi için de bir sorun oluşturmaktadır.

blog1-2

Tam 67 ülkeyi ziyaret eden Balcı, bu ülkelerden aldığı objelere de ofisinde yer vererek anılarını taze tutmayı ihmal etmiyor.

“DENETİMLER ARTIK DAHA SIKI”

İstanbul da dahil olmak üzere Türkiye deprem riski altında olan bir konumda. İnşaat malzemelerinin seçimi binaların dayanıklılığını nasıl etkiliyor?

Türkiye’de artık deniz kumu inşaatlarda kullanılmıyor. Zaten isteseniz de bulmanız çok zor. Gelen kum Adapazarı, Silivri ve Meriç Nehri’nden geliyor. Adapazarı kumu dere içinden çıktığı için çok mükemmel, taştan yapılma bir kumdur. Ama bazı tarladan, dere yatakları değiştirilerek çıkarılan kum vardır. Silivri’den çıkarılan kum da eski dere yataklarından çıkarılmaktadır. Yıkanıp tekrar bizim elimize geçiyor, mil oranı düşüktür. Deniz kumu tuz ve midye kabukları içermektedir. Depremlerden sonra deniz kumu sıfırlandı. Çıkartılmıyor. Çıkartsalar bile maliyeti çok yüksek oranda. Yapı denetiminde bu konuda sıkı uygulamalar var. Her inşaattan örnekler alınıyor ve betonların içeriği inceleniyor. O denetimden geçmeden inşaatı zaten yapamıyorsunuz. İnşaatlarda eskiden metre kareye 17-18 kilo demir kullanılıyordu. Artık 35 kilo kullanmak zorundasınız. İş merkezleri için bu oran 45 kilo olmak zorunda. Demir kalınlıkları da belirleniyor yük oranına göre. Şuanda denetimler çok daha güzel. Hazır betonlardaki oranlarda aynı şekilde kontrol ediliyor. Her beton mikserinden örnekler alınarak numuneler inceleniyor. Eksiklikler olduğunda ise caydırıcı cezalar kesiliyor.İstanbul’un yüzde 30-35’i zaten değişti. Kentsel dönüşümle bu oran gittikçe artıyor. Şuan ki binaların çoğu sağlam konumda duruyor. Ama zamanla tabi ki binalar yıpranmadan dolayı gücünü yitiriyor. Eskiye bakınca durum çok çok daha iyi.

İnşaatlarda hazır beton kullanımının başlaması sizlerin satışlarını olumsuz yönde etkiledi mi?Daha önce hazır beton olmayınca kum satışı yapıyorduk. Hazır beton çok çok daha iyi. Hazır beton mikserde karışıyor. Diğer şekildeki beton tam karışmadığı için sağlıklı olmuyor. Bizi etkilese de etkilemese de hazır beton çok daha sağlam. Bizim kum, çimento satışlarımız çok daha yüksekti ama şuan yok denebilecek seviyeye geldi. Daha önce 100 metreküp kum satıyorken şimdi 2 metreküp satıyoruz. Normalde şuan hazır beton dışında kullanım yok. Diğer tür betonlar ancak bina dışında duvar ve benzeri yapılar için kullanılmaktadır.

“ÇEK İLE ÖDEMELERDE YENİ DÜZENLEME GEREKİYOR”

İnşaat sektöründe karşılaştığınız zorluklar ve problemler neler?

Bizler mallarımızı veriyoruz ama ödemelerde sıkıntı yaşıyoruz. Çek alıyoruz ama karşılığı yok. Vatandaş “Öderiz” diyor ama süre içinde ödeme alamıyoruz. İş mahkeme aşamasına taşınıyor. Ellerinin altında dairesi, aracı var bunları teklif etmiyor. Çek yasası biraz değişti ama çok da etkili olmuyor. Şirket başka bir isme devrediliyor. Bu yöntemle bir çözüm bulunmaya çalışılıyor. Esnaf ödeme konusunda çeklerden dolayı bir hayli rahatsız. “Malı alırım ödemezsem de bir şey olmaz” izlenimi oluşturulmamalı. Bu konuda caydırıcı düzenlemeler gerekiyor.

Güven İnşaat Malzemeleri tüketiciye ne gibi imkan ve ürünler sunuyor?

Tedarikçi bir firmayız. 20’ye yakın bayimiz var. 3 bin 500 – 4 bin çeşit ürün satışı yapıyoruz. Seramik ve ahşap kapı hariç tüm yapı malzemelerinin satışını yapıyoruz. 27 yıllık bir sektörel tecrübemiz var. Fiyatlarımızı gerçekçi tutarak ve rekabete girmeden uygun fiyata satım yapmaya çaba sarf ediyoruz. Daha önceden kâr oranları yüksekken şuan yüzde 3’e kadar düşüyor. Bu kârlılıkla ve ekibimizle beraber kaliteyi ön planda tutarak faaliyetlerimize devam ediyoruz.